Saturday, June 05, 2010

ERCİYES ÜNİVERSİTESİNDE YAŞAM KOÇLUĞU

İnternet üzerinden de yaşam koçluğu derslerini alabilirsiniz.
Bizi aramalısınız. Hazirandaki sertifika programına kaydınızı yaptırmalısınız. İndirimlerden yararlanmak için bize ulaşmalısınız. yeni mesleğiniz Yaşam Koçluğu
0216-5672242
0533-6666903
filiztosyali@yahoo.com



Üniversiteli gençler yaşam koçluğu bilgilerine eksiksiz ulaşmak istediler. Yaşam koçluğu ile ilgili bilgilere kavuşan gençler büyük ilgi gösterdiler. Yaşam Koçu olma heveslerini de elde eden gençleri bilgilendirirken büyük zevk aldım. Gelecekte Erciyes Üniversitesinde koçlukla ilgili en azından bir sertifika programı başlarsa bunun yaratıcısı olmanın zevkini yaşamayı kişmseye bırakmam.

Thursday, June 03, 2010

YAŞAM KOÇLUĞU SEMİNERİ




YAŞAM KOÇLUĞU ALMAK İSTEYENLER
Günlük seminer koçluk adaylarıyla birlikte ayni grup içinde koçluğun ne olduğunu ne işe yaradığını nasıl yararlanabileceğinizi öğrenin. Çalışanlar için yapılan bu program
18.00-22.00 saatleri arasında
Göztepe Ray Eğitim tarafından düzenlenmekte
Nasıl yaşam koçu olabilirim? Sorusuna yanıt bulup koçluğa adımınızı atmaya ne dersiniz.
Bizi arayın.
0216-5672242
0533-6666903
filiztosyali@yahoo.com
-8 saat eğitim
-Öğrenme becerileri
-Yaşam öncelikleri
-Yaşam Koçluğu kitabı
KDV dahil 100 TL

Wednesday, June 02, 2010

1.Uluslararası Beykoz Doğa Koleji Çevre ve Ekoloji sempozyumu

Çocuk Kampları için bizi arayın. Güzel konuşma, yazma ve uygulama, yoğun ingilizce kampı. Biz kamplarda yazmanın, okumanın ve dinlemenin zevkini çıkarıyoruz. Bize mail atmanız yeterli
filiztosyali@yahoo.com
Herşey bu blogta var.
Akademi Çocuk ve Çekirdek Yuva Beykoz Doğa Koleji Sempozyumunun konuğu oldular



kAMP ÇOCUK KAMPI KAMPLAR ÇOCUKLAR İÇİN YAZ OKULU BODRUM_BİTEZ YALISI
YAZ KAMPI-ÇOCUK KAMPI
ÇOCUK KAMPLARI-SEMPOZYUMLAR-EDEBİYAT FESTİVALLERİ
Sizin için sempozyum hazırlıyoruz.
0533-6666903
0216-5672242
filiztosyali@yahoo.com
Siz yorulmayın Sempozyumunuzu biz hazırlayalım RAY EĞİTİM ve Danışmanlık
Katılımcı siz olun, konuklarınızı seçelim... Koşalım koşturalım Her yerde EDEBİYAT OLSUN
Çocuk Kamplarında tek isim
RAY-DUSOD DERNEĞİ KURUCU BAŞKANI FİLİZ TOSYALI
Çocuk kampları için bizi aramalısınız. Güzel konuşma, özgüveni arttırır. En güzel sunum, kendine güven bizim kampımızdan geçer. Kültür Sanat ve İletişim Kampı için beklşyoruz




Beykoz Doğa Koleji Uluslararası Edebiyatta Çevre ve Ekoloji Sempozyumu büyük ilgi gördü. Katılımcılar bildirilerini sunmak için Beykoz Doğa Kolejine koştular. Eksiksiz katılımla örnek bir sempozyum oldu.
Akademi Çocuk Yuvası ve :Çekirdek Çocuk Yuvası Sempozyumumuza ayrı birer anlam kattılar. Gösterilerini heyecanla izledik.
İlk kez Uluslar arası bir sempozyumda çocuk katılımcılar yer aldı. En az büyükler kadar ilgi çektiler, dikkatle kendilerini dinlettiler. Yazdıkları şiirler, öyküler ve bildiriler yazarların da ufkunu açtı. Doğa çocukları sempozyuma damgasını vurdu.
Yurdun dört bir tarafından İstanbul’a gelen akademisyen, şair ve yazarlar; İzmir, Eskişehir, Hamburg, Moldova, Yalova, Ankara, Bodrum gibi şehirlerden katıldılar.
Mehmet Güler, Yalvac Ural, Filiz Tosyalı, Ayşe Yamaç, Ayhan Can, Tuna Egemen, Tansu Bele, Prof. Dr. Selahattin Dilidüzgün, Mehrizat, Saime Toptan, Ayhan CAN, M. Tanju Akerman, Nurullah Can, Nalan Çelik, Nurduran Duman, Emine Erbaş, Gülay Birkly, Hüseyin Emiroğlu, Dr.Sergii Kaputini, Dr. Olga Radova-Karanastas, Kürşat Burak Çağıl, Berna Meriç, Dilan Bayındır, Tuğba Yüksel, Özlem Omay, Hande Sonsöz, Dr. Melike Gündüz, Uzman Elif Konar, Prof.S.Bahkadirova, Meva Kuşuluoğlu ve Yazar Nuran Turan katılımcılar arasındaydı.
Çocuklarımız; Güneş Özmen, Zübeyde Gazanker, Merve Balıkçı, Bora Akdeniz, MuratEmre.Aktan, Mustafa Cem Büyükalperli, Ece Defne Ataman, Ecem Tüfekçi, Mehmet Tatoğlu bildirilerini sunarken hayranlıkla izlendiler. Bazen defalarca tekrar etmeleri istendi. Salondaki çocuklarımız sorularıyla katılımcıların beğenisini kazandılar.
Sempozyum boyunca 6 0turum, 3 Çocuk oturumu, 5 sunum, bir ödüllü film gösterimi ve Cumhuriyet Kadınları Fotoğraf Sergisi düzenlendi. Üç gün boyunca Beykoz Doğa Kolejinin her köşesinde Çeşitli etkinlikler yapıldı. 26 bildiri, 5 çocuk bildirisi sunuldu.
Yazarlar Sendikası Kadıköy Şubesinin hazırladığı şiir etkinliği de büyük ilgi gördü. Konuklar birlikte ağırlandılar. Son gün iyice kaynaştılar. Çocuklarımızla sohbet ettiler. Kitap masalarındaki kitaplara yoğun ilgi vardı. Beykoz Doğa Kolejinin her köşesinde çocuklar için, çevre ve ekoloji için EDEBİYATTAN söz edildi. Yorucu, ama güzel bir sempozyum yaşandı. En kısa zamanda bildirilerin toparlanarak kitaba dönüşmesini heyecanla beklediklerini söyleyen yazarlar iyi dileklerle ayrıldılar.

Tuesday, June 01, 2010

1.Uluslararası Beykoz Doğa Koleji Çevre ve Ekoloji sempozyumu


Çok yararlı ve güçlü bir sempozyum sona erdi. 25 bildiri- 6 çocuk bildirisi ve 5 sunumla devam etti. Bir de şiir dinletisiyle zenginleşti. Sempozyum içindeki bildiriler Doğa Koleji tarafından kitap haline getirilecek

Sunday, May 30, 2010

ÇOCUK KAMPI ÇOCUK KAMPLARI ÇOCUKLAR İÇİN KAMP

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ BU KAMPLARLA HİZMETİ AMAÇLADI,En yararlı tatili Hedefledi.
YAZ OKULU
YAZ KAMPI
YAZ OKULU başka bir deyişle YAZ KAMPLARI...
Siz de katılmak isterseniz, tercihinize yardım etmek için bilgi yükledik.
Daha fazla bilgi edinmek isterseniz de bizi aramalısınız
Doğa Eğitim Kurumları işbirliği ile Çocuk Üniversitesini en iyi şekilde planlayan İstanbul Üniversitesi; Yazar-Kişisel Gelişim Uzmanı Filiz Tosyalı ile yaptığı işbirliği içinde, Bodrum'da hizmet için yola çıktı. pek çok uzmanın, mesleğinde öne geçmiş, kariyerinin tepe noktasındaki eğitimcilerle hazırlanan program bu anlamda ilk olma özelliğini taşıyor.
Zamanın en iyi şekilde değerlendirilmesi ve dinlenirken eğlenilmesi, eğlenirken de öğrenilmesini hedefledi.
Bütün öğrenme becerilerinin geliştirileceği kamplar içinde en iyi tatili geniş bir programla sunuyor.



İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İŞBİRLİĞİ İLE
YAZ KAMPLARI UZMANLARIYLA EĞLENCE VE ÖĞRENME GARANTİLİ
BİTEZ YALISI HAKAN OTELDE
1-YABANCI DİL YAZ KAMPLARI BELLİ OLDU!
Ağustos
Hem eğleneceğin hem de yabancı dili en yoğun ve kalıcı şekilde öğreneceğin tek tatil!

Bodrum’da hem unutulmaz anılar yaşayacak hem de yabancı dili, Türkiye’nin yabancı dil konusunda uzman dilbilimcilerinden öğreneceksin. Yapılan etkinlikler tamamen İngilizcenin hayatın içine dahil edilmesiyle oluşacak. Bu kampta arkadaşlık ve dayanışmanın önemini anlayacak, özgüvenlerinin artacağı başarı duygularının gelişeceği eğlenceyle dolu ve tabii yabancı dil ile geçireceğin 10 gün seni bekliyor.
Kişi Başı: 950TL 10 gün Sınırlı kontenjan: 20 kişi
Basvuru:0212-4400000
iubilgi@istanbul.edu.tr



2-YARATICI YAZARLIK
Ağustos
Felsefe ve yaratıcılıkla tanışmak için mükemmel fırsat!
Düşüncenin topraklarında eğlenerek farklı bakış açıları kazanabileceğin, yaratıcılıkla yeni düşünceler üretebileceğin, yazabileceğin bir ortam.
Bodrum’da denizin kumun tadını çıkarıp doyasıya eğleneceğin ve Türkiye’nin ünlü felsefecileri, yaratıcı yazarları, drama eğitmenlerinin yapacağı atölyelerde hayata bakışını genişletebileceğin bir kamp. İçeriğini; felsefenin, yaratıcı yazarlığın, drama eğitiminin, kısa film yapımının, yayımlanacak bir gazetede makale yazımının, halka açık tiyatro gösterisinin oluşturduğu, tartışılarak, çocukların ilgisini çekecek ve kalıcılığı

Sınırlı kontenjan: 20 kişi Kişi Başı:950TL 10 Gün
Başvuru:0212-4400000
iubilgi@edu.tr
3-KÜLTÜR SANAT VE YETENEK Kişisel Gelişim KAMPI
15Temmuz-25Temmuz
El becerilileri, yazma, okuma, tiyatro, film ve fotoğraf atölyeleriyle bilgi ve beceri geliştirici kamp. Geziler birliktelikler ve etkinliklerle zenginleşen.
Sınırlı Kontenjan:20 Kişi Kişi Başı:700TL 10 gün(Sadece bu kamp için kardeş ve grup indirimi)
Başvurular:0252-3638469-02523638269-05336666903 filiztosyali@yahoo.com
4-KÜLTÜR SANAT VE YETENEK KAMPI
22Haziran-2Temmuz
El becerilileri, yazma, okuma, tiyatro, film ve fotoğraf atölyeleriyle bilgi ve beceri geliştirici kamp. Geziler birliktelikler ve etkinliklerle zenginleşen.
Sınırlı Kontenjan:20 Kişi Kişi Başı:650TL 10 gün
Başvurular:0252-3638469-02523638269-05336666903 filiztosyali@yahoo.com







Filiz Tosyali: 0533-6666903
filiztosyali@yahoo.com
0216-5672242
Surekli hareket halinde olmamiz nedeniyle
GSM ile ulaşmanız çok daha kolaydır
ÇOCUKLARINIZ İÇİN EN İYİSİNİ YAPIYORUZ
Bu bir Hakan OTEL hizmetidir.
İstanbul Çocuk Üniversitesi Yöneticileri
tarafından desteklenme kararı alınmıştır.
Kültür Sanat Kamplarımıza başvuru:


Çocuklarımızın iyi bir tatil geçirmesi onların gelişimlerine bağlıdır. Zihinsel ve fiziksel gelişimlerinin hızlanması, çocuklarının neşe ile geçmesi çocuk kamplarının büyük etkisi vardır. Hiçbir aile çocuğunun gönlündeki arzulara dokunamaz, dokunmak ve arzu ve istekleri harekete geçirmek bu tür sosyal ve sanatsal kamplardır. Çocuklar birbirleri için yaşarlar, onların şekillenmesinde arkadaş ruplrının büyük etkisi vardır. En güzel arkadaşlıklar çocuk kamplarında ediniliri. Kamp arkadaşlıkları okul arkadaşlıkları gibi çok az sayıda kalıcı dostluklar bıraksa da modellemelrde payı büyüktür. İyi ve özenli bir yşam çocuk kamplarının en büyük özelliğidir. Kamp öğretmenliği hassas bir iştir. İsteyerek yapılır. Çocuklara değer vermeyen biri okul dışında genellikla tatil günlerine denk gelen bu kampşlarda yapamaz. Onlar, yani kamp öğretmenleri çok özeldir. Çocukları seven, onlar üzerinde hedef çalışmalrı yapan sevecen kişilerden oluşlur. Kamplar diğer tatillere göre günümüzde de daha ucuz olma özelliğini idealistlik uğruna korumaktadri. Özellikle PAŞPARMAK çocukları dedikleri bu çocuklar kamp yaşamı içinde gerçek dünyalarını bulmakta.

Thursday, May 20, 2010

Yaz Kampı

Bodrum Bitez Yalısında Çocuklar ve gençler için yaz kampı. Değişik etkinliklerle devam eden kamp içinde atölye çalışmaları çocukların mutlu olmasını sağlıyor. Çevreye duyarlı ne istediğini bilen mutlaka gelişmiş bir özelliğinin farkında olan ve onunla yaşama sıkı sıkı bağlanan çocuklar Bitez yalısında HAKAN OTELDE buluşuyor.
Bizi arayın size en uygun YAZ KAMPINI seçelim
0533-6666903
0216-5672242
filiztosyali@yahoo.com

Tuesday, May 18, 2010

ROMAN YAZMA YAYIMLATMA



Sanat Kampı için bizi aramalısınız
0533-6666903
filiztosyali@yahoo.com

ÖYKÜYÜ ROMANLAŞTIRMA
SANATI
Raflar romanlarla dolup taşarken, günlük yaşamımızın da öykülerle şekillendiğini inkar edemeyiz.
Bir öykü birkaç bölümden oluşur, her bölümün de kendine göre çarpıcı bir noktası vardır. Yaşadıklarınızı anlatmaya başladığınız da öykünüz ortaya çıkar. Yolda bir arkadaşınıza rastlarsınız, aylardan beri görmemiş aniden karşılaşmışsınızdır. İkinci bölüm onun sizden ayrıyken yaşadıklarını öğrenip aktardığınız bölümdür. Üçüncüsü de onunla tekrar ne zaman nasıl görüşeceğinizdir. Roman kurgusu yapılırken üçgenler üzerinde hareket etmek çok geçerli bir kurgu olarak kabul edilebilir.
Halk arasında ağızdan ağıza dolaşan masallar, günlük yaşam öykülerimizi birbirimize aktarmamız bir üçgen üzerinde gider gelir. Kendiliğinden oluşan bir yoldur. İki kişiyle başlar romanınız, biraz eğlence ve hareket gerekir; üçüncü kişiyi de alırsınız. Bu mutlaka bir canlı olmayabilir. Üçüncü kişi yerine bir ağaç, bir hayvan bile geçebilir. Karakterlerinizin konuşacağı anlatacağı birileri, bir şeyleri olmalı.
Yazmaya kalkışan bir çok kalem, kurguyu yaparken yolunu kaybedebilir. Kişiler olayların önüne geçtiğinde roman özelliğini de kaybedebilir. Karakterleriniz kaleminizi yönetmeye başladığınız da başarılı bir çalışma beklemeyin. Yazar karakterlerinin iplerini elinde tutmalı, Brüksel meydanında dolaşması gereken roman karakteriniz başını alıp çekip sizin köyünüze gidiyorsa siz artık onu yönetemiyorsunuz demektir.
Konular ortaktır, üzerine roman yazılmamış konu aramaya kalksanız bulamazsınız. Konular, öykülerinizin konularıdır. Çıplak bir bebek gibi önünüze konan öyküyü giydirmeniz gerekir, her annenin farklı bir giydirme yolu vardır. Bazıları giydirir bebek terler, bazılarının bebeği üşür, bazılarının sırtına aile büyükleri bir şeyler koyar. Şu anda bu giydirme görevini yazı yaşamında reklam üstlendi diyebiliriz. Çırılçıplak bir bebeği reklam yoluyla giydirdiğimiz bir dünyada yaşıyoruz.
Önünüzde bomboş bir bilgisayar ekranı, sayfalar dolusu kağıt ve bomboş bir kafayla masanıza oturduğunuzda ne yazacağınızı nereden başlayacağınızı bilmiyor olabilirsiniz. Her yazarın korkusu aynidir. Yazarlar öyküden korkarlar. Tıpkı yeni başlayacağınız bir işte üzerinize verilen sorumluluk gibidir. Size yardım edecek sadece dünyanın o çıplak öyküleri vardır. Onlardan biriyle yol almaya başladığınızda içinize iyi şeyler de doğabilir, kötü şeyler de. Telaşlanmamalısınız. Seçtiğiniz biri koltuğuna yerleşecek. Yerleşmeyebilir de. Ama şunu bilmelisiniz hiçbir yazar hangi yollardan geçeceğini neler karalayacağını, nasıl bir şey ortaya çıkaracağını bilemez. Karakterleri içinde hissetmeye başlar, koku burnundadır.
Genelde yazarlara, yeni başlayanlar tarafından kurguyu nasıl yapabilirim diye soranlar çok olur. Kurgu çeşitliyse yepyeni bir kurgu yaratılabileceği düşünülebilir… İyice incelendiğinde kurguların her birinin birbirine benzediğini ve yirmili sayıları geçmediğini görebiliriz. Günümüzde kullanılmayan kurgular var diyen Yazar Ronald Tobias. Ben de bu fikre katıldığımı söylemeliyim. Modası geçen kurgular
Roman Yazmaya Başlamak
Ortada bir olay - İki kişiyle başlar.
Kadın ve adam var. Adam kadını aldattı. Bu bir öyküdür.
Kurgu farklıdır, kurguyla bazı sorulara yanıt verilir. Adam kadını aldattı ama; nasıl aldattı? Neden Aldattı? Kimle aldattı? İyi kurgulanmış bir öyküde bu sorulara yanıt buluruz. Yazar ayni sorulardan kopmadan öyküsünü tamamladıysa, elimizde tuttuğumuz kitap iyidir, başarılıdır. Kurguda sürekli neden sonuç ilişkisi vardır. Okuyucu da kurgunun içindedir. Bazen meraklandırır, heyecanlandırır denebilir, bu şekilde beğenme ifadesi kullanılır, öykü güzeldir. Yazarın gücünü göstermez. Edebi eserler yazmak için merak yeterli değildir. Elinizde ya da aklınızda merak uyandıran bir öykü varsa, o iyi bir kurguyla iyi bir romana dönüşebilir.
Yazmaya başlayan biri öncelikle kurguyla öykünün farkını kabul etmeli ve bilmeli. Öyküsünü sürekli sorgulayarak devam ettirmek zorunda olduğunu unutmamalı. Yazma sürecini uzatan, öyküyü değerli yapan kurgudur. 3000 yıldır kurgu ortak bir çizgi üzerinde yürüdü. Yıkmaya çalışanlar oldu. Bu gün hala kullanılan ders kitaplarında öğretilen başlangıç, gelişme ve sonuç diye adlandırılsa da çok değişik kurgulama şekilleriyle okuyucuya sunulan eserler var.
Kurguda yapılan basit yanlışlar öyküyü bozar. Tıpkı şimşeğe benzer; önce şimşek çakar, ışık görülür sonra ses gelir. Kurguda bu sırayı izlemek lazım. Yemek yandı, burnuma koku geldi demek kısa kurguyu bozar. Önce burna koku gelir, sonra yemeğin yandığını anlarsın. Kuaförden çıkmıştım, saçlarım ıslandı, yağmur yağıyor demek öyküyü bozabilir. Kuaförden önce çıkarsın, ya da çıkarken görürsün, sonra da saçların ıslanır. Yağmurdan söz etmediysen, saçlarının ıslaklığının nedeninin yağmur olduğunu söyleyebilirsin. Önce yatağı açar, yorganı kaldırır, sonra içine girersin. Yatağıma yattım, yorganı kaldırıp demek bir kurgu yanlışıdır. Yatağına yatmadan önce yorganı kaldırmıştım, diyebilmen için de yorganla ilgili bir açıklama yapman gerekir. Bir nedenden dolayı söylemelisin.
Değerli Yazar Orhan Pamuk başarısı, Feyza Hepçilingirler’in “Tanrıkadını”, Buket Uzuner’in “Kumral Ada Mavi Tuna’si,” Yalvaç Ural’in Çekmece gölüyle ilgili yazdığı çocuk kitabı; benim yazdığım “Kırmızı Motosiklet” ve “Çitlembik Ağacı”, Aytül Akal ile Mavisel Yener’in özellikle beraberce kaleme aldıkları şiir kitaplarından “Kar Sesi,” Mehmet Güler’in çocuklar için yazdığı hemen hemen bütün eserleri, Handan Derya’nın çok severek ve hayranlıkla okunan “Demir Misketler”, Hüsnan Şeker’in “Ayrı Dünyalar” Ayşe Yamaç’ın “Düşlerin Ötesi” , Zübeyde Seven Turan’ın hemen hemen hepimizin sevdiği “Gülce” si ve tabi Sevim Ak’ın çocuk kitapları başarılı kurgular arasında sayılabilir.
Kurguda mutlaka merak uyandıran, heyecan veren bir şeyler araya katılmalı. Heyecan ve merak uyandıran şeyler olmadan kurgu olmaz. Ama en önemlisi bir gerilim yaratabilmektir. O gerilimi sağlam tutarsanız kurgunuz da serleşir, güzelleşir. Gerilimi korkuyla karıştırmamak gerekir.
Kadın kocasını aldatır, kocası bunu duyar, çok kızgındır kavga eder, bağırır çağırır, gider boşanmak istediğini söyler. Kadın yalvarır, af diler. Sonunda kadını kocası affeder(yerel değişim, erkeğin affetmesi ters karşılanır) Burada bir öykü vardır, ama kurgu yoktur. Gerilim yeterli değildir, sorgulanmalıdır. Bu durumdaki erkek karakteri incelenmeli, bilgi toplanmalı, şekillendirilmeli.
Yazar kendi kalıp ve düşünceleriyle sunabilir. Değişimi yapmak istiyorsa yapmalı. Bu noktada okuyucu kitlesini kurgunun içine alarak sonunda neler yaşanacağını okuyucunun nasıl bir kurgu yaratacağını da düşlemeli. Kurgu için itici bir güç gerekir. Her şey süt liman yürümemeli, çatışmalar olmalı. Dizilerin kitaplardan daha çok izlenmesinin nedeni çatışmalardır. Senarist durmadan çatışmalar yaratarak okuyucuyu canlı tutmayı başarmaktadır. Çözüm olaylarla birlikte geliştiğinde ise kurgudan söz edilemez. Sert ve güçlü bir kurgu gerekir. Karakterlerle oynayarak yapılır, onlar incelenerek üzerine kısa öyküler yüklenir. Arada yerel (erkeğin, aldatan eşini tekrar koynuna alması) gerilimlerle başlayan öyküler gittikçe geliştirilebilir. Ayni evde intikamlar başlayabilir, erkek kadının gururunu zedeleyecek davranışlarla intikam alabilir, ya da gittikçe acizleşebilir. Bazen de yazar toplum içindeki bazı tabuları yıkmak istediği için özel kurgular, kaleminin gücüyle taraftar kazanabilir. Kurgunun gücü burada ortaya çıkar. Öykü ile kurgu birleştiğinde yazarın dili kullanımı, sözcük zenginliği de eklendiğinde yazarın eserlerinden söz edilir.
Özellikle kurguya süsleme sanatını da eklemeden geçemeyeceğim, süsleme benim en çok kullandığım ve roman yazımına eklediğim bir sistem. Metnin renklenmesini, canlanmasını, eğlenceli ve okunabilir olmasını sağlayan bir uygulama olarak yer verebilirsiniz.
Bütün bunları okuduktan sonra yazmanın hiç de zor olmadığını, bir matematik sorusunun çözümü gibi netleştiğini sanırım görebili

Okuyucularımla buluşmak çok keyifliydi. Maltepe fuaruında çok sevdiğim KAYMAKAMIMIZ Bahri Tiryaki stantımıza ziyaretime ...