Monday, July 14, 2008

YAZ KAMPLARI ÇOCUKLAR İÇİN DEVAM EDİYOR





İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İŞBİRLİĞİ İLE
YAZ KAMPLARI UZMANLARIYLA EĞLENCE VE ÖĞRENME GARANTİLİ
BİTEZ YALISI HAKAN OTELDE
1-YABANCI DİL YAZ KAMPLARI BELLİ OLDU!
11Ağustos-21Ağustos
Hem eğleneceğin hem de yabancı dili en yoğun ve kalıcı şekilde öğreneceğin tek tatil!

Bodrum’da hem unutulmaz anılar yaşayacak hem de yabancı dili, Türkiye’nin yabancı dil konusunda uzman dilbilimcilerinden öğreneceksin. Yapılan etkinlikler tamamen İngilizcenin hayatın içine dahil edilmesiyle oluşacak. Bu kampta arkadaşlık ve dayanışmanın önemini anlayacak, özgüvenlerinin artacağı başarı duygularının gelişeceği eğlenceyle dolu ve tabii yabancı dil ile geçireceğin 10 gün seni bekliyor.
Kişi Başı: 950TL 10 gün Sınırlı kontenjan: 20 kişi
Basvuru:0212-4400000
iubilgi@istanbul.edu.tr



2-YARATICI YAZARLIK
01Ağustos-11Ağustos
Felsefe ve yaratıcılıkla tanışmak için mükemmel fırsat!
Düşüncenin topraklarında eğlenerek farklı bakış açıları kazanabileceğin, yaratıcılıkla yeni düşünceler üretebileceğin, yazabileceğin bir ortam.
Bodrum’da denizin kumun tadını çıkarıp doyasıya eğleneceğin ve Türkiye’nin ünlü felsefecileri, yaratıcı yazarları, drama eğitmenlerinin yapacağı atölyelerde hayata bakışını genişletebileceğin bir kamp. İçeriğini; felsefenin, yaratıcı yazarlığın, drama eğitiminin, kısa film yapımının, yayımlanacak bir gazetede makale yazımının, halka açık tiyatro gösterisinin oluşturduğu, tartışılarak, çocukların ilgisini çekecek ve kalıcılığı

Sınırlı kontenjan: 20 kişi Kişi Başı:950TL 10 Gün
Başvuru:0212-4400000
iubilgi@edu.tr
3-KÜLTÜR SANAT VE YETENEK Kişisel Gelişim KAMPI
15Temmuz-25Temmuz
El becerilileri, yazma, okuma, tiyatro, film ve fotoğraf atölyeleriyle bilgi ve beceri geliştirici kamp. Geziler birliktelikler ve etkinliklerle zenginleşen.
Sınırlı Kontenjan:20 Kişi Kişi Başı:700TL 10 gün(Sadece bu kamp için kardeş ve grup indirimi)
Başvurular:0252-3638469-02523638269-05336666903 filiztosyali@yahoo.com
4-KÜLTÜR SANAT VE YETENEK KAMPI
22Haziran-2Temmuz
El becerilileri, yazma, okuma, tiyatro, film ve fotoğraf atölyeleriyle bilgi ve beceri geliştirici kamp. Geziler birliktelikler ve etkinliklerle zenginleşen.
Sınırlı Kontenjan:20 Kişi Kişi Başı:650TL 10 gün
Başvurular:0252-3638469-02523638269-05336666903 filiztosyali@yahoo.com

Yaz Kampına katılın. Bodrum yaz kampı
0533-6666903
filiztosyali@yahoo.com
YAZ KAMPININ YARARLARI
Kendi sinopsislerini senaryolaştırıp film çektiler, yazı yazdılar, oyun yazıp oynadılar. Olta yapıp balık tuttular. Tornavidayla kablo ve seyyyar lamba hazırlayıp valizlerine attılar. Bu çocuklar; yüzdüler, gezdiler, çevrelerine ışık saçarak bilgi kaynağı oldular. Vermedemn alamyız dostlar. Bu kampların yaygınlaştırılması için bir şeyler yapmak hepimizin görevi olmalı. Yepyeni bir turizm kapısının açıldığı televizyon yayınlarında duyuruldu. Bitez yalısı Bodrum Hakan Otelde gerçekleşen bu kamp örnek alınmalı. İlk gün uyanmakta zorluk çekseler de bir süre sonra sabah yürüyüşüne katılıp, ardından Ege’nin serin sularını kendilerine bırakmanın zevkini küçük yaşta tattılar. Gözde, Esra, Pelin, Beliz, Melek ve diğerleri uyumlarıyla takdir kazandılar.
Sanat dedik ve yaşları birbirine hiç uymayan çocukları bir araya getirip sentez yaptık. 8 yaşındaki Ömer ile Dila’nın ayni kampta kalacağını söylediğim zaman Dila’nın gözleri yuvasından fırlayacaktı. Doğru söylediğime inanamıyordu. Ayni kampta olmak ve kendinden küçüklerle yaşamak kabul edemeyeceği en önemli şeylerden biriydi. Birlikte tiyatro yaparken artık Ömer, Dila için rol arkadaşıydı.
Kamp defterine anılarını yazarken her şey çok değişmişti. “Ben çocukları eskiden hiç sevmezdim, şimdi onlarla yaşayabileceğimi düşünüyorum” diyenler çoğunluktaydı. Beraber yediler, gezdiler, etkinlikler yaptılar. Tiyatro ve sinema, yazı dünyası onları birleştirdi. Türkiye’de bir gazetedeki köşeyi onlar yazdı. Televizyon programını renklendirdiler. Bu çocuklar KÜLTÜR SANAT ve İLETİŞİM KAMPINDA bir araya gelirken bambaşka beklentileri vardı. Sonunda hepsi gerçek beklentisine kavuştu kavuşmasına, ama onun yanında dostluk adına, toplulukla yaşama ve uzlaşma adına çok şeyi de paylaştılar.
Timur ve Aylin kampa Viyana’dan katılmışlardı. İlk günler sadece kitap okuyan Aylin, Türkçe konuşmak istemiyordu. Türkçesinin yeterli olmaması onu düşündürüyordu. Öğretmenlerinin üzerine düşmesi ona farklı bir açıdan yaklaşması dilini açtı. Aylin aslında Türkçe konuşmanın hiç zor olmadığını gördü. Timur futbolla ilgileniyordu. Onun Türkçe bir oyunda rol aldığını gören yakınları çok şaşıracaktı. Aylin’in rol gereği koluna taktığı çantasıyla kırıtması, Türkçe sözcükleri ard arda sıralarken seyircilerin beğenisini kazandı.
Dusod(Dünyaya İnsana Saygı Derneği) nin kampında, her şey birbirinden güzeldi. Ümit Kireççi Lila Düşler Tiyatrosu ile eğitim adına ne gerekirse yaptı. Nedim Özsümer çocuklarla fotoğraf ve film çekerken, Milliyet Gazetesi Yazarı Esra Özsümer yazı adına çocukları zaman zaman tatilde oluşuna aldırmadan eğitirken, çok başarılı bir kamp geçtiğini düşünüyorduk. Çevre alanlarda gösteriler yaptılar, televizyon programlarına katıldılar. Geziler içinde herkes birbirinden mutlu oldu. Teknede, aquaparkta tiyatro oynadılar. Tavşan adasında öykü kurguladılar, dostluklar ve arkadaşlıklar yaşandı. En küçükle en büyük el ele yepyeni bir dünyanın pencerelerini herkese açar gibiydi. Dusod Kampı tam bir sanat ve letişim Kampı olmayı başardı. Böyle bir kampın yöneticisi olmaktan gurur duyuyorum.
YAZ KAMPININ YARARLARI
Kendi sinopsilerini senaryolaştırıp film çektiler, yazı yazdılar, oyun yazıp oynadılar. Olta yapıp balık tuttular. Tornavidayla kablo ve seyyyar lamba hazırlayıp valizlerine attılar. Bu çocuklar; yüzdüler, gezdiler, çevrelerine ışık saçarak bilgi kaynağı oldular. Vermedemn alamyız dostlar. Bu kampların yaygınlaştırılması için bir şeyler yapmak hepimizin görevi olmalı. Yepyeni bir turizm kapısının açıldığı televizyon yayınlarında duyuruldu. Bitez yalısı Bodrum Hakan Otelde gerçekleşen bu kamp örnek alınmalı. İlk gün uyanmakta zorluk çekseler de bir süre sonra sabah yürüyüşüne katılıp, ardından Ege’nin serin sularını kendilerine bırakmanın zevkini küçük yaşta tattılar. Gözde, Esra, Pelin, Beliz, Melek ve diğerleri uyumlarıyla takdir kazandılar.
Sanat dedik ve yaşları birbirine hiç uymayan çocukları bir araya getirip sentez yaptık. 8 yaşındaki Ömer ile Dila’nın ayni kampta kalacağını söylediğim zaman Dila’nın gözleri yuvasından fırlayacaktı. Doğru söylediğime inanamıyordu. Ayni kampta olmak ve kendinden küçüklerle yaşamak kabul edemeyeceği en önemli şeylerden biriydi. Birlikte tiyatro yaparken artık Ömer, Dila için rol arkadaşıydı.
Kamp defterine anılarını yazarken her şey çok değişmişti. “Ben çocukları eskiden hiç sevmezdim, şimdi onlarla yaşayabileceğimi düşünüyorum” diyenler çoğunluktaydı. Beraber yediler, gezdiler, etkinlikler yaptılar. Tiyatro ve sinema, yazı dünyası onları birleştirdi. Türkiye’de bir gazetedeki köşeyi onlar yazdı. Televizyon programını renklendirdiler. Bu çocuklar KÜLTÜR SANAT ve İLETİŞİM KAMPINDA bir araya gelirken bambaşka beklentileri vardı. Sonunda hepsi gerçek beklentisine kavuştu kavuşmasına, ama onun yanında dostluk adına, toplulukla yaşama ve uzlaşma adına çok şeyi de paylaştılar.
Timur ve Aylin kampa Viyana’dan katılmışlardı. İlk günler sadece kitap okuyan Aylin, Türkçe konuşmak istemiyordu. Türkçesinin yeterli olmaması onu düşündürüyordu. Öğretmenlerinin üzerine düşmesi ona farklı bir açıdan yaklaşması dilini açtı. Aylin aslında Türkçe konuşmanın hiç zor olmadığını gördü. Timur futbolla ilgileniyordu. Onun Türkçe bir oyunda rol aldığını gören yakınları çok şaşıracaktı. Aylin’in rol gereği koluna taktığı çantasıyla kırıtması, Türkçe sözcükleri ard arda sıralarken seyircilerin beğenisini kazandı.
Dusod(Dünyaya İnsana Saygı Derneği) nin kampında, her şey birbirinden güzeldi. Ümit Kireççi Lila Düşler Tiyatrosu ile eğitim adına ne gerekirse yaptı. Nedim Özsümer çocuklarla fotoğraf ve film çekerken, Milliyet Gazetesi Yazarı Esra Özsümer yazı adına çocukları zaman zaman tatilde oluşuna aldırmadan eğitirken, çok başarılı bir kamp geçtiğini düşünüyorduk. Çevre alanlarda gösteriler yaptılar, televizyon programlarına katıldılar. Geziler içinde herkes birbirinden mutlu oldu. Teknede, aquaparkta tiyatro oynadılar. Tavşan adasında öykü kurguladılar, dostluklar ve arkadaşlıklar yaşandı. En küçükle en büyük el ele yepyeni bir dünyanın pencerelerini herkese açar gibiydi. Dusod Kampı tam bir sanat ve letişim Kampı olmayı başardı. Böyle bir kampın yöneticisi olmaktan gurur duyuyorum.

Sunday, July 13, 2008

iSTANBUL İL MİLLİ EĞİTİM
1. ANAOKULLARI ÇALIŞTAYI
AÇILIŞ KONUŞMAM
KONUŞMACI FİLİZ TOSYALI
Kendi ömründen uzun sürecek; ideal ve yüksek değerler için yaşayan bireylerin, ilk eğitim yerleri anne baba kucağından sonra anaokullarıdır.
Akıllı ve namuslu, değer ölçüleri olan bir toplum içinde yaşamak istiyorsak, anaokulu öğretmenlerimizin ayni özellikleri taşımalarının başladığı yerdir ilk hareket noktamız.
Bir meslek bir eş secer gibi, dikkatle seçilmeli anaokulları. Acele ve bulanık bir kafayla çocuğumuz için okul seçemeyiz. Değerli yavrularımız için seçimi yaptıktan sonra eğitim yuvamıza saygı duymalıyız... Eğitime destek, aşkla paylaşma hayranlıkla gerçekleşir.
Kazanılan eğitimin; her zaman başarı, güç ve mutluluk getireceği söylenemez.
Bazı eğitim yuvaları, öylesine verimli ve yararlı çalışmalarla çocuklarımızı bir gelin gibi donatırlar ki; mükemmelliği, çocuğa yararı, geleceğe hazırlandığında para ile ölçülemez güzelliktedir... O eğitim yuvalarının, gerçek eğitimleri ve öğretmenleri vardır. Eğitimleri boyunca ve gelecekte yani yaşayacakları ömür içindeki güçlükler karşısında, daha kolay dayanma gücünü yakalamaları için, yaşamları boyunca bir araçtır o güçlü anaokulları.
Sizler öğretmenler ve eğitime gönül verenler, bizler, çocuklara yazanlar ve çizenler; rakam ve paraların konuşulduğu, değer ölçülerinin yozlaştığı, değer ölçüsü olanların gülerek horlandığı bir dünyada yaşamanın zorluklarını anlayabiliyoruz. Değer ölçülerimize sıkı sıkı sarılmalıyız. Sağlam ve berrak inanç ve prensiplerimizi göz önünde tutarken, çocuklarımızın en değerli varlıklarımız olduğunu unutmamalıyız.
Düşündüklerini yürekten ve özenle söylemeye alıştırılmış, tutumunu ortaya minicik yaşlarda zamanında ve dikkatle koyabilen öğrencilerin, eğitimcileri olmakla övünmeliyiz.
Evet diyebildiği kadar hayır da diyebilen, tutarlı ve özenli yavruların öğretmenleri olmanın gururunu taşımalıyız.
Cesaret isteyen yolu seçmekten kaçınmayan… Çağın gerektirdiği, toplumun yararına olan davranışlarla engelleri kaldıracak becerileri kazanmalarının önünü açmalıyız. Minik yavrularımızın yaşam tasarımcısı olmalıyız. Yardım etmeliyiz. Bazen de kaçık, çılgın, ukala, hırslı damgasından korkmayan yenilikçi, araştıran ve farklı bireyler eğitmeliyiz.
Çocuklarımızı bilgece ve erdem dolu eğitmek zorundayız.
Ana okullarımız topluma yani dünyaya ışık tutar nitelikte olmalı.
Hepinizi güneşin sıcaklığı, suların serinliği, toprağın bereketi, havanın ferahlığı ile selamlıyorum
Saygılarımla
Filiz Tosyalı
iSTANBUL İL MİLLİ EĞİTİM
1. ANAOKULLARI ÇALIŞTAYI
AÇILIŞ KONUŞMAM
KONUŞMA
Kendi ömründen uzun sürecek; ideal ve yüksek değerler için yaşayan bireylerin, ilk eğitim yerleri anne baba kucağından sonra anaokullarıdır.
Akıllı ve namuslu, değer ölçüleri olan bir toplum içinde yaşamak istiyorsak, anaokulu öğretmenlerimizin ayni özellikleri taşımalarının başladığı yerdir ilk hareket noktamız.
Bir meslek bir eş secer gibi, dikkatle seçilmeli anaokulları. Acele ve bulanık bir kafayla çocuğumuz için okul seçemeyiz. Değerli yavrularımız için seçimi yaptıktan sonra eğitim yuvamıza saygı duymalıyız... Eğitime destek, aşkla paylaşma hayranlıkla gerçekleşir.
Kazanılan eğitimin; her zaman başarı, güç ve mutluluk getireceği söylenemez.
Bazı eğitim yuvaları, öylesine verimli ve yararlı çalışmalarla çocuklarımızı bir gelin gibi donatırlar ki; mükemmelliği, çocuğa yararı, geleceğe hazırlandığında para ile ölçülemez güzelliktedir... O eğitim yuvalarının, gerçek eğitimleri ve öğretmenleri vardır. Eğitimleri boyunca ve gelecekte yani yaşayacakları ömür içindeki güçlükler karşısında, daha kolay dayanma gücünü yakalamaları için, yaşamları boyunca bir araçtır o güçlü anaokulları.
Sizler öğretmenler ve eğitime gönül verenler, bizler, çocuklara yazanlar ve çizenler; rakam ve paraların konuşulduğu, değer ölçülerinin yozlaştığı, değer ölçüsü olanların gülerek horlandığı bir dünyada yaşamanın zorluklarını anlayabiliyoruz. Değer ölçülerimize sıkı sıkı sarılmalıyız. Sağlam ve berrak inanç ve prensiplerimizi göz önünde tutarken, çocuklarımızın en değerli varlıklarımız olduğunu unutmamalıyız.
Düşündüklerini yürekten ve özenle söylemeye alıştırılmış, tutumunu ortaya minicik yaşlarda zamanında ve dikkatle koyabilen öğrencilerin, eğitimcileri olmakla övünmeliyiz.
Evet diyebildiği kadar hayır da diyebilen, tutarlı ve özenli yavruların öğretmenleri olmanın gururunu taşımalıyız.
Cesaret isteyen yolu seçmekten kaçınmayan… Çağın gerektirdiği, toplumun yararına olan davranışlarla engelleri kaldıracak becerileri kazanmalarının önünü açmalıyız. Minik yavrularımızın yaşam tasarımcısı olmalıyız. Yardım etmeliyiz. Bazen de kaçık, çılgın, ukala, hırslı damgasından korkmayan yenilikçi, araştıran ve farklı bireyler eğitmeliyiz.
Çocuklarımızı bilgece ve erdem dolu eğitmek zorundayız.
Ana okullarımız topluma yani dünyaya ışık tutar nitelikte olmalı.
Hepinizi güneşin sıcaklığı, suların serinliği, toprağın bereketi, havanın ferahlığı ile selamlıyorum
Saygılarımla
Filiz Tosyalı

Thursday, July 10, 2008

DUSOD Sanat Kampı KENT TV'de




ÖĞRENCİLERE KÜLTÜR KAMPI

Bodrum'da ünlü yazarımız Filiz Tosyalı'nın sahibi olduğu Hakan Otel, İstanbul'dan gelen öğrencilere tatil imkanı sundu. Öğrencilerin yeteneklerini geliştirmek için çeşitli aktivitelerin düzenlendiği otelde öğrenciler 10 gün boyunca hem verimli hem de eğlenceli bir tatil geçirdiler. Dünyaya, İnsana Saygı Olanak ve Destek Derneği (DUSOD) tarafından düzenlenen kampta öğrencilerin yeteneklerinin geliştirilmesi amaçlanıyor. Bu yıl ikinci kamplarını gerçekleştirdiklerini belirten Filiz Tosyalı, şöyle konuştu . "öğrencilerin beyinlerini ve parmaklarını kullanma becerilerini geliştirmeleri için çocuklara çeşitli el işleri yaptırıyoruz, resim, tiyatro, ve çeşitli geziler düzenleyerek öğrencileri bilgilendiriyoruz. Yazı grupları da var, senaryo yazıyorlar ve daha sonra bunları filme dönüştüreceğiz. Yönetmen Nedim Özsümer çocuklara bu konuda eğitim veriyor. Viyana, Brüksel ve İstanbul'dan gelen çocuklara eğitimler veriyoruz." Yeni bir turizm kapısının açıldığı belirtilen etkinlikteki amaç Bodrum'da kültürel turizmi geliştirmek. Kampa katılan öğrenciler ise çok mutlu olduklarını, çok eğlendiklerini ve yeni birşeyler öğrenmenin keyfini yaşadıklarını belirttiler.

Eklenme Tarihi: 01/07/2008
Kaynak: KENT TV





No english title - video powered by Metacafe

HAKAN OTELDE TATİL ŞANSI

Tatilinizi programlayalım. Siz rahat ve huzurlu bir tatili, Bodrum Hakan Otelde geçirin.
Özel balayı programlarımızla günleriniz renklensin. Fiyatlar her zaman cazip. Yemekler mükemmel. Herşeyin taze olduğu bir otelde yaşamanın keyfini görün.
0533-6666903

Okuyucularımla buluşmak çok keyifliydi. Maltepe fuaruında çok sevdiğim KAYMAKAMIMIZ Bahri Tiryaki stantımıza ziyaretime ...